Sürgün Mağdurları ve Soykırımla Bağlantılı Göçler Konferansı Geleceğin Barışı İçin Ortak Hafızayı Güçlendirdi
Geçmişi Hatırlamak, Geleceğin Barışını İnşa Etmektir

Tarih boyunca yaşanan sürgünler, katliamlar ve zorunlu göçler yalnızca belirli milletlerin değil, bütün insanlığın ortak vicdanında derin izler bırakmıştır. Bu acıların doğru şekilde hatırlanması; intikam duygusunu değil, adaleti, insan haklarını ve kalıcı barışı güçlendiren bir bilinç oluşturmalıdır. Türk devlet geleneğinde ve kültüründe yer alan merhamet, adalet ve insan onuruna saygı anlayışı da tam olarak bu düşünceye dayanmaktadır. Geçmişte yaşanan acıları unutmadan, kin üretmeden, gelecekte benzer felaketlerin yaşanmaması için ortak hafızayı canlı tutmak; daha adil, daha huzurlu ve daha barışçıl bir dünyanın temelidir.
Bu anlayış doğrultusunda düzenlenen "Sürgün Mağdurlarına Destek ve Soykırımla Bağlantılı Göçler Uluslararası Konferansı", farklı coğrafyalarda yaşanan insanlık dramlarını bilimsel ve hukuki yönleriyle ele alırken, ortak mesaj olarak "İntikam değil adalet; nefret değil barış; unutmak değil hatırlayarak geleceği inşa etmek" düşüncesini öne çıkardı.
Bayrampaşa'da Uluslararası Konferans Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

26 Haziran 2026 Cuma günü Bayrampaşa Mehmet Akif Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen "Sürgün Mağdurlarına Destek ve Soykırımla Bağlantılı Göçler" Uluslararası Konferansı, BULTÜRK Derneği, Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansı ile Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi iş birliğiyle düzenlendi.
Programa kamu kurumlarının temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, araştırmacılar ve çok sayıda davetli katıldı.

Konferansa Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi ile Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın da iştirak etti. Program kapsamında Azerbaycan heyeti tarafından uluslararası iş birliğine verdikleri destek nedeniyle iki protokol üyesine plaket takdim edildi.
Programın moderatörlüğünü BULTÜRK Genel Sekreteri Aysu Akbaş üstlenirken, açılış konuşmalarını BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk ile Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi Başkanı İlgar Hüseynli gerçekleştirdi.

Açılış Mesajı, Adalet ve Ortak Hafıza
Açılış konuşmalarında, sürgünlerin ve soykırımların yalnızca geçmişte yaşanan acılar olarak görülmemesi gerektiği, bunların uluslararası hukuk, insan hakları ve gelecek nesillerin barış içinde yaşayabilmesi açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Konuşmacılar, tarih boyunca yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini ancak bunun intikam duygusuyla değil; adaletin tesisi, uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi ve insanlık vicdanının korunması amacıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladılar.

Birinci Oturum, Tarihi Hafızaya Bilimsel Yaklaşım
İlgar Hüseynli, Ortak Hafızanın Korunması İnsanlığın Görevidir
İlk oturum, Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi Başkanı İlgar Hüseynli'nin değerlendirmeleriyle başladı.
Hüseynli, zorunlu göçlerin yalnızca geçmişin konusu olmadığını; uluslararası hukuk, insan hakları ve bölgesel istikrar açısından günümüzde de önemini koruduğunu ifade ederek ortak tarih bilincinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Farhad Gashamli, Uluslararası Hukuk Açısından Sürgün Mağdurlarının Hakları
Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi Başkan Vekili ve uluslararası uzman Farhad Gashamli, sürgün mağdurlarının uluslararası hukuk çerçevesindeki haklarını değerlendirdi.
Konuşmasında Azerbaycan Türklerinin yaşadığı sürgünleri, Ermeni saldırıları ve Hocalı Katliamı'nı uluslararası hukuk açısından ele alan Gashamli, mağdurların haklarının korunmasının evrensel hukuk açısından önem taşıdığını belirtti.

Dr. Emir Fatih Akbulat, Çerkes Sürgünü Tarihin En Büyük Zorunlu Göçlerinden Biri
Dr. Emir Fatih Akbulat, Çerkes Sürgünü ve Soykırımı'nı tarihsel belgeler ve uluslararası ilişkiler perspektifinden değerlendirdi.
Konuşmasında 19. yüzyılda yaşanan Çerkes Sürgünü'nün milyonlarca insanı etkileyen büyük bir insani felaket olduğunu, zorunlu göçlerin toplumların kültürel hafızasında kalıcı izler bıraktığını ifade etti.
Saffet Erdem, Balkanlar'da İnsanlık Dramı
Bosna Hersek Dostları Vakfı Başkanı Saffet Erdem, Balkan coğrafyasında yaşanan katliamları ve etnik temizlik politikalarını anlattı.
Özellikle Bosna'da yaşanan insanlık dramlarının Avrupa'nın yakın tarihindeki en ağır insan hakları ihlallerinden biri olduğunu belirten Erdem, benzer acıların tekrar yaşanmaması için uluslararası toplumun ortak sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Aysu Akbaş: 1989 Bulgaristan Türklerinin Büyük Göçü Unutulmamalıdır
BULTÜRK Genel Sekreteri Aysu Akbaş, "1989 Bulgaristan Türklerinin Büyük Göçü" başlıklı sunumunda Bulgaristan'da Türklere uygulanan asimilasyon politikalarını ve zorunlu göç sürecini anlattı.
Akbaş, isim değiştirme uygulamaları, dil yasağı ve kültürel baskıların yüzbinlerce Bulgaristan Türkünü anayurt Türkiye'ye göç etmek zorunda bıraktığını belirterek bu büyük göçün Türk dünyasının ortak hafızasında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Cahit Dak, Doğu Türkistan'daki İnsan Hakları İhlalleri
İsa Yusuf Alptekin Vakfı Başkanı Cahit Dak, Doğu Türkistan'da yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında kültürel kimliğin korunmasının evrensel bir insan hakkı olduğunu belirten Dak, uluslararası toplumun insan hakları ihlallerine karşı ortak duyarlılık göstermesi gerektiğini ifade etti.

Sergi Büyük İlgi Gördü
Konferans sonunda katılımcılar sürgünler ve soykırımlarla ilgili hazırlanan belge ve fotoğraflardan oluşan sergiyi gezdi.
Sergide farklı dönemlerde yaşanan zorunlu göçleri belgeleyen arşiv dokümanları incelenirken, katılımcılar tarihi olaylar hakkında fikir alışverişinde bulundu.
Konferansın Ortak Mesajı; Adalet, Merhamet ve Dünya Barışı
Konferans boyunca öne çıkan en önemli mesajlardan biri, geçmişte yaşanan acıların yeni düşmanlıklar üretmek için değil, insanlığın ortak hafızasını güçlendirmek için hatırlanması gerektiği oldu.
Konuşmacılar, Türk milletinin tarih boyunca merhameti, adaleti ve mazluma sahip çıkan devlet anlayışıyla öne çıktığını, geçmişte yaşanan acıların intikam duygusuyla değil, hukukun üstünlüğü ve insan hakları temelinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladılar.
Ortak değerlendirmelerde; Geçmiş unutulmamalıdır. Acılar siyasetin değil insanlığın ortak hafızasıdır. Adalet olmadan kalıcı barış mümkün değildir. İnsan hakları evrenseldir. Ortak hafıza, ortak geleceğin teminatıdır. mesajları ön plana çıktı.
Türklere Yönelik Soykırım ve Zorunlu Göçlerin Tarihi Özeti
Türk toplulukları, özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda Balkanlar, Kafkasya ve çeşitli bölgelerde savaşlar, etnik çatışmalar, sürgünler ve zorunlu göçler nedeniyle büyük insani kayıplar yaşamıştır. Osmanlı Devleti'nin son döneminde Balkan Savaşları sırasında milyonlarca Müslüman-Türk yaşadıkları topraklardan göçe zorlanmış; Kafkasya'da Çerkesler, Ahıska Türkleri, Kırım Tatarları ve çeşitli Türk toplulukları farklı dönemlerde kitlesel sürgünlerle karşı karşıya kalmıştır. 1989 yılında ise Bulgaristan'daki zorunlu isim değiştirme ve asimilasyon politikaları sonucunda yüz binlerce Bulgaristan Türkü Türkiye'ye göç etmek zorunda kalmıştır.
Yakın dönemde ise Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde yaşanan çatışmalar ve özellikle Hocalı'da sivillerin öldürülmesi ile birlikte çok sayıda insan yerinden edilmiş, yine Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlalleri uluslararası platformlarda tartışılmaya devam etmiştir. Bu tarihî olaylar değerlendirilirken, yaşanan insani acıların bilimsel araştırmalar, uluslararası hukuk ve insan hakları çerçevesinde ele alınması; geçmişten ders çıkarılarak adaletin, insan onurunun ve kalıcı dünya barışının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bayrampaşa'da gerçekleştirilen bu uluslararası konferans, yalnızca geçmişte yaşanan sürgünleri ve insanlık dramlarını hatırlatan bir etkinlik olmanın ötesine geçerek, adaletin, merhametin, uluslararası hukukun ve dünya barışının güçlendirilmesi adına önemli bir platform oluşturdu.
Konferansın en güçlü mesajı ise şu cümlede özetlendi:
"Geçmişi unutmayalım; ancak kin için değil, adalet için hatırlayalım. Çünkü kalıcı dünya barışı, ortak hafızayı yaşatan, insan onurunu koruyan ve merhameti esas alan toplumların eseri olacaktır."
yilmazparlar@yahoo.com
International Gathering of Conscience in Bayrampaşa
Conference on Supporting Victims of Exile and Genocide-Related Migrations Strengthens Shared Historical Memory for a Peaceful Future
Remembering the Past is the Key to Building the Peace of Tomorrow
Throughout history, forced deportations, massacres, and compulsory migrations have left profound scars not only on specific nations but on the conscience of all humanity. Remembering these tragedies correctly should foster not revenge, but a commitment to justice, human rights, and lasting peace. The Turkish tradition of statehood and culture has long emphasized compassion, justice, and respect for human dignity. By preserving our collective memory without nurturing hatred, humanity can prevent similar tragedies from occurring again and contribute to a more just, peaceful, and stable world.
With this vision, the International Conference on "Supporting Victims of Exile and Genocide-Related Migrations" highlighted humanitarian tragedies experienced across different regions through historical, legal, and academic perspectives. Its central message was clear:
"Not revenge, but justice; not hatred, but peace; not forgetting, but remembering in order to build a better future."
International Conference Held in Bayrampaşa with Broad Participation
The International Conference on "Supporting Victims of Exile and Genocide-Related Migrations" was held on Friday, 26 June 2026, at the Mehmet Akif Cultural Center in Bayrampaşa.
The event was jointly organized by the BULTÜRK Association, the Agency for State Support to Non-Governmental Organizations of the Republic of Azerbaijan, and the Center for Social Strategic Studies and Analytical Research.
The conference brought together representatives of public institutions, academics, researchers, civil society organizations, and distinguished guests.
Among the attendees were Bayrampaşa District Governor Abdullah Çiftçi and Acting Mayor İbrahim Akın. During the program, the Azerbaijani delegation presented commemorative plaques to both officials in recognition of their support for international cooperation and the organization of the conference.
The conference was moderated by Aysu Akbaş, Secretary General of BULTÜRK. Opening speeches were delivered by Rafet Ulutürk, President of BULTÜRK, and İlgar Hüseynli, President of the Center for Social Strategic Studies and Analytical Research.
Opening Message, Justice and Collective Memory
The opening speakers emphasized that exiles, forced migrations, and genocides should not be viewed merely as painful events of the past. Instead, they represent essential lessons for strengthening international law, protecting human rights, and ensuring peaceful coexistence for future generations.
The speakers underlined that historical tragedies should be remembered not to encourage revenge, but to promote justice, strengthen international solidarity, and preserve the conscience of humanity.
First Session: A Scientific Perspective on Historical Memory
İlgar Hüseynli: Preserving Collective Memory is a Responsibility of Humanity
İlgar Hüseynli stressed that forced migrations remain relevant today, not only as historical events but also as contemporary issues related to international law, human rights, and regional stability. He emphasized the importance of passing historical awareness on to future generations.
Farhad Gashamli: The Rights of Exile Victims under International Law
International expert Farhad Gashamli discussed the legal rights of victims of forced displacement within the framework of international law.
His presentation focused on the deportations suffered by Azerbaijani Turks, atrocities committed against civilians, and the Khojaly Massacre, emphasizing the universal importance of protecting victims' rights through international legal mechanisms.
Dr. Emir Fatih Akbulat: The Circassian Exile as One of History's Greatest Forced Migrations
Dr. Emir Fatih Akbulat examined the Circassian Exile and genocide from historical and international relations perspectives.
He described the nineteenth-century Circassian deportation as one of the largest humanitarian disasters of its era, leaving deep cultural and demographic consequences that continue to shape collective memory today.
Saffet Erdem: Human Tragedies in the Balkans
Saffet Erdem, President of the Bosnia and Herzegovina Friends Foundation, presented historical examples of massacres and ethnic cleansing in the Balkans.
He noted that the suffering experienced in Bosnia remains one of Europe's gravest human rights tragedies in recent history and stressed the shared international responsibility to prevent similar atrocities in the future.
Aysu Akbaş: The 1989 Great Migration of Bulgarian Turks Must Not Be Forgotten
Aysu Akbaş presented a detailed study on the 1989 Great Migration of Bulgarian Turks, describing assimilation policies, forced name changes, restrictions on the Turkish language, and cultural oppression that compelled hundreds of thousands of Bulgarian Turks to migrate to Türkiye.
She emphasized that this migration remains an important part of the collective memory of the Turkic world.
Cahit Dak: Human Rights Violations in East Turkistan
Cahit Dak, President of the Isa Yusuf Alptekin Foundation, addressed ongoing human rights concerns in East Turkistan.
He highlighted that preserving cultural identity is a universal human right and called for greater international awareness regarding human rights violations.
Historical Exhibition Attracted Great Interest
Following the academic sessions, participants visited a special exhibition displaying historical documents, photographs, and archival materials related to forced migrations and genocides.
The exhibition provided visitors with an opportunity to examine historical evidence while engaging in discussions about preserving historical memory.
Conference's Common Message, Justice, Compassion and World Peace
One of the strongest messages throughout the conference was that historical suffering should never become a source of new hatred, but rather a foundation for strengthening humanity's shared memory.
Speakers emphasized that throughout history the Turkish nation has been distinguished by compassion, justice, and protecting oppressed peoples. Past tragedies, they argued, should be approached through the principles of the rule of law, human rights, and reconciliation rather than revenge.
The conference concluded with several key messages:
History must never be forgotten. Human suffering belongs to the common heritage of humanity, not political agendas. Lasting peace cannot exist without justice. Human rights are universal. Collective memory is the guarantee of a peaceful future.
A Brief Historical Overview of Genocides and Forced Migrations Affecting Turkic Communities
Throughout the nineteenth and twentieth centuries, many Turkic communities experienced wars, ethnic conflicts, forced deportations, and mass migrations across the Balkans, the Caucasus, and neighboring regions. During the final years of the Ottoman Empire, millions of Muslim Turks were displaced by the Balkan Wars. Circassians, Meskhetian Turks, Crimean Tatars, and other Turkic peoples also endured large-scale deportations in different historical periods. In 1989, assimilation policies and forced name changes in Bulgaria resulted in the mass migration of hundreds of thousands of Bulgarian Turks to Türkiye.
More recently, conflicts in the Karabakh region, including the killings of civilians in Khojaly, displaced many people, while reports concerning human rights issues in East Turkistan continue to receive international attention. Examining these events through historical research, international law, and human rights contributes to strengthening justice, protecting human dignity, and promoting lasting world peace.
The International Conference held in Bayrampaşa became far more than a remembrance of historical suffering. It served as an important international platform promoting justice, compassion, international law, dialogue, and world peace.
The conference's most powerful message was expressed in the following words:
"Let us remember the past—not for revenge, but for justice. Lasting world peace can only be built by societies that preserve collective memory, protect human dignity, and uphold compassion."
yilmazparlar@yahoo.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder